|
|
||
|
GÖSTERME (SAHNELEME) TEKNİĞİ: Anlatıcının/yazarın devre dışı kaldığı, okurun karakterle doğrudan bir araya getirildiği bir anlatım tekniğidir. Gösterme tekniği; diyalog, bir iç konuşma veya bilinç akışı şeklinde olabilir. Örnekteki metinde gösterme tekniği kişilerin karşılıklı konuşmalarıyla (diyalog) verilmiştir. |
- Tebriz'e
bir elçi göndermek istiyoruz. Tarafımızdan sen gider misin, oğlum? - Ben mi? - Evet. - Ne münasebet? - Aradığımız
gibi bir adam bulamıyoruz da... - Ben
şimdiye kadar devlet mansıbına girmedim. - Niçin
girmedin? (Ömer Seyfettin-Pembe İncili Kaftan) |
|
|
Diyalog Tekniği: İki kişinin karşılık
konuşmasıyla sağlanan bir anlatım tekniğidir. |
Niçin beni yalancı çıkardın? dedim. Musluğu sen koparmamıştın. - Ben koparmıştım. - Hayır, sen koparmamıştım. Öbür çocuğun kopardığını ben gözümle gördüm. (Ömer Seyfettin-Ant) |
|
|
İç Konuşma: Kahramanların içsel konuşmalarını
aktarmaya dayanan anlatım tekniğidir. İç konuşma tekniğinde, kahramanın duygu
ve düşünceleri sesli düşünme şeklinde yansıtılır. |
"Yüzü
yanıyordu. Elini yanağına götürdü. Başındaki ağırlık artmıştı. Annem gibi
benim de bir yerime inecek bir gün. Ben dayanamam. Bu kızı doğuracağıma Allah
canımı alsaydı. Gider şimdi onu uyandırır, sıkıştırırım. Uyku sersemliğiyle
her şeyi söyler. Söyletirim. Benim elimden kurtulamaz o. Anasıyım. Hakkımdır.
Sekiz sene ben ona hem analık hem babalık ettim." (Peyami Safa-Yalnızız) |
|
|
Bilinç Akışı: Kişilerin duygu ve
düşüncelerini, her hangi mantıki bir bağ ve gramer kuralı endişesi
taşımaksızın, düzensiz bir şekilde ve çağrışım ilkesi paralelinde doğrudan
doğruya okuyucuya aktarmaktan ibarettir. |
"Yollar kalabalıktı. Baktığı yeri gözlerinden en uzun sakladıkları için en çok Bebek tramvayına kızıyordu. Devetüyü paltolu bir kadın görünce yüreği çarptı; ama o değildi. Şapkalıydı. Kalktı. Kapıya yürürken duvardaki takvimi gördü. 7 Mart Cumartesi yazılıydı. 27"nin yarısı kara yarısı kırmızıydı. Rahatladı. İşte boşuna beklemişti. İnsanların düzeninde bütün ayrıntılar önemliydi. Günlerin adı bile. Bugünün cumartesi olduğunu bilseydi saat birde onu görürdü." (Yusuf Atılgan-Aylak Adam) |
|
|
ANLATMA (TAHKİYE) TEKNİĞİ: Anlatmatekniğinde okuyucu ile eser arasına anlatıcı girer. Okuyucu hemen her şeyi anlatıcı kanalıyla görür ve öğrenir. Okuyucunun dikkati anlatıcı üzerinde yoğunlaşır. Anlatma; kişi tanıtımı, olay anlatımı, özetleme, geriye dönüş, iç çözümleme şeklinde olabilir: |
"Ali nihayet iş bulmuştu. Bir haftadır fabrikaya gidiyordu. Annesi de bu işe çok sevinmişti. Bugün de annesinin seslenmesi üzerine kalktı. Yataktan yemek odasına kucak kucağa geçtiler. Odanın içini kızarmış ekmek kokusu doldurmuştu. Semaver, ne güzel kaynardı. Sabahları Ali'nin bir semaver, bir de fabrikanın önünde bekleyen salep güğümü hoşuna giderdi. Kahvaltısını yaptıktan sonra evden çıkıp duraktaki arkadaşları ile buluştu ve birlikte fabrikaya yürüdüler." (Sait Faik Abasıyanık-Semaver) |
|
|
Özetleme:
Varlığı belirgin şekilde hissedilen anlatıcı olayları,
kişileri veya diğer unsurları özetleyerek anlatır. |
"Ali
Rıza Bey, Babıali yetişmelerinden bir mülkiye memuruydu. Otuz yaşına kadar
Dahiliye kalemlerinden birinde çalışmıştı." (Reşat Nuri Güntekin-Yaprak Dökümü) |
|
|
Geriye Dönüş: Olay örgüsü normal, kendi
zaman akışında devam ederken anlatıcının zaman atlayarak geçmişe yönelmesiyle
oluşan anlatım tekniğidir. Bu teknikle okur bilgilendirir. |
"Emir
Bey'e baktı, yüzü gergin ama solukları düzgün. İki yıl önceki yangının son
yuttuğu evi hatırladı. Aram Usta'nın oturduğu evi. Az yukarda, üç yol
ağzındaydı. Şimdi, arta kalan yığıntıda kuzukulağı, hindiba yetişiyor. Evin
tahta perdeyle sokaktan ayrılmış bahçesinden mimoza ve nisan gülü dalları
sarkardı dışarı. Küçükken, o köşede oyun oynamaktan korkmuştu hep. (Ayla Kutlu) |
|
|
İç Çözümleme: Kişilerin iç dünyalarının, iç yaşantılarının, hakim
anlatıcı ve bakış açısıyla anlatıldığı psikolojik tahlil tekniğidir. |
"Yavaş yavaş merdivenleri indi. Orta kata gelince
müdürün odası gözüne ilişti. Şakir Bey'i bir kere görmek fena olmaz diye
düşündü. Kocası hakkında ondan malumat alabilirdi, hademe ile içeriye haber
gönderdi." |
|
|
PASTİŞ TEKNİĞİ: Yazarın başka bir yazarın ya da edebi türün dil ve anlatım özelliklerini taklit etmesiyle oluşan anlatım tekniğidir. Postmodernist yönelimde kullanılan bir metinler arasılık tekniğidir. |
Binbir Gece
Masalları'nda ve halk hikayelerinde anlatıcı, başkalarından dinlediklerini
aktarır. Bunu yaparken de "rivayet ederler ki, derler ki" gibi
kalıplaşmış ifadeler kullanır. İhsan Oktay Anar'ın "Puslu Kıtalar Atlası" adlı romanında biçim ve anlatım
özellikleri açısından aynı tekniği kullanması bir pastiş örneğidir. |
|
|
PARODİ
TEKNİĞİ: Postmodern romanda daha önce yazılmış bir metnin
içerik yönünden örnek alınmasıdır. Bütüncül ya da kısmen olabilir. |
Nazan
Bekiroğlu'nun Yusuf ile Züleyha adlı
romanı, içerik yönünden divan edebiyatındaki Yusuf ile Züleyha mesnevilerini
örnek aldığından bir parodi örneğidir. |
|
|
İRONİ TEKNİĞİ: Yazarın örnek aldığı bir metnin biçim ve içerik özelliklerini, kurgu tekniklerini alaya almak ya da okuru eğlendirmek amacıyla değiştirip gülünç ve eğlendirici eser ortaya çıkarmasını sağlayan tekniktir. |
"Bu masal çok yeni uydurulmuş bir masal olduğu için pek çok kimse bilmiyor. Masalı yeni duyanlar da onu başkalarına anlatmaya kalktıklarında ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Birçok yerine de yeni bölümler uyduruyorlar. Bir kez uydurmaya başlayınca ise- şimdi olduğu gibi- uydurdukça uyduruyorlar. (Adalet Ağaoğlu-Sen Ey Kutsal Işık) |
|
|
|
|
|
Anlatım Teknikleri
Kaydol:
Yorumlar (Atom)